26 Ekim 2011 Çarşamba

Düşsel Rastlantı

Oturduğumuz yerden aynı düşler içinde ayakta kalmışız
Yalnızlığı seçmek mi bu?
-Belki...
Ama aslında 2 kalp 1 yürek edememekten!

Her şey var diye hayatta
Her şeyin olacak diye bir kural var mı peki?
-Belki...
Ama hayır;
-Asla!

Yağmurda ıslanır da kızarır gözlerin
Oysa ağlarken için üşüyor mu?

Harflerden yol yaptım,
Ardımda adresler zulalamadan
-Asla!
Cümle sonum yine sensin

...

Ben o sabah kendimi yine ''o'' yolda bulmuşum
Bulmuş ve ''sen''i konuşurken uyumuşum
Gün bitti ama yol değil
Senden izler bulmadım da değil
Ama seni bulmaya yetmediler
Aramaya mı çıkmıştım
-Hayır bu da değil
Lakin,rastlaşsak hoş olmaz mıydı?

Ziyan

Çıkmaz değil ama uçsuz bucaksız bir sokağa düşmüş yolum
Senden geçerken uğramışım sabah vaktiymiş meğer
Günün ilk ışıkları falan diye avunmuşum
Ellerimin ceplerime dolduğuna aldırmadan;
Öyle boş kalmamışlar gibi hani...

Senin de kalbini yalnızlıklarla doldurduğun olmaz mı hiç?
Günaydınlar eşliğinde ''kader'' ile oyalanmak değil,
Zamana hapsedilerek -uyutulmak-

Başka bir rüya arzusuyla kapanan gözleri,
Alın çizgilerini takip ede ede izledin mi hiç?
Çünkü; en çabuk o zaman çözülür kalbin ilikleri...

Ellerime renkli kalemler tutuşturduğundan değil ya,
Kalbime dokunduğundan parmak izlerini çizdim kelimelerce..

Sayfalar yırtılır,
Kalemler kırılır,
Kelimeler yutulur,
Sözler unutulurmuş;
Ziyanı yok!

Gömleğimin Sol Cebinde Bir Deniz

Kalabalıklar arasında görüyorum hayalini
Kalbimi tenhalardan uğultulara boyayıp
Çoğalıp, çoğaltıp seviyorum seni...

Seni yalnız bıraksam
Olmaz ya hani
Ben yalnızlaşıyorum!

Tutmuyor ellerim
Islak bir mürekkebe parmakların dokunduğunda
Bir kaza kurşunu gibi bilinçsizce ve süratle
Denize boyar mısın gömleğimin sol cebini?

Unutuyoruz; renklerin maharetidir lekeler
Oysa gözlerin;
Tüm lekeleri gölgeler ...

Biz, Gelecek, Zaman

Olmaz; eski zamanlı yeni sevdalar ..

Olmuyor!

Zaman;

''Zaman''a bırakılmış ne çok ''biz''lerimiz var,

Ne çok ''gelecek''lerimiz?

Gelecek, bırakılmaz ki zamana

Dünler hep getirse de bugünleri

Zaman akarken; yanında götürmüştür hep ''biz''leri ...