26 Ekim 2011 Çarşamba

Ziyan

Çıkmaz değil ama uçsuz bucaksız bir sokağa düşmüş yolum
Senden geçerken uğramışım sabah vaktiymiş meğer
Günün ilk ışıkları falan diye avunmuşum
Ellerimin ceplerime dolduğuna aldırmadan;
Öyle boş kalmamışlar gibi hani...

Senin de kalbini yalnızlıklarla doldurduğun olmaz mı hiç?
Günaydınlar eşliğinde ''kader'' ile oyalanmak değil,
Zamana hapsedilerek -uyutulmak-

Başka bir rüya arzusuyla kapanan gözleri,
Alın çizgilerini takip ede ede izledin mi hiç?
Çünkü; en çabuk o zaman çözülür kalbin ilikleri...

Ellerime renkli kalemler tutuşturduğundan değil ya,
Kalbime dokunduğundan parmak izlerini çizdim kelimelerce..

Sayfalar yırtılır,
Kalemler kırılır,
Kelimeler yutulur,
Sözler unutulurmuş;
Ziyanı yok!

Hiç yorum yok:

Yorum Gönder